Sydney’de 21 Ayı Geride Bırakırken..

İzninizle yazıma “Vay be!” diyerek başlamak istiyorum. Zaman hiç anlamadığımız hızla geçiyor klişesi şu anda tam olarak bütün psikolojimi eline geçirmiş durumda:) Ülkemizden ayrılıp başka bir ülkeye hatta başka bir kıtaya taşınalı tam 21 ay geçmiş, neredeyse 2 yıldır yepyeni bir hayat kurmanın heyecanı ve mücadelesi içindeyiz ve siz bu yazımı okuyanların çoğu da bu maceramızın büyük bir kısmında bizimleydiniz, ne güzel!

Geçen sene Haziran ayında yazdığım 8 aylık Avustralya maceramızı baştan okuduğumda gördüm ki, aslında çok fazla şey yaşadığımızı düşünürken ne kadar da yolun başındaymışız. İleride okuduğumda, 21 ay ne ki diyebilmek adına bu konseptte bir yazı yazmaya daha karar verdim:) Ama bu sefer yaptıklarımızı neler başardık, neler başaramadık olarak değil de, içimden geldiği sıralamada yazacağım.

Parramatta, Sydney, Avustralya
Parramatta, Sydney, Avustralya

Öncelikle kendime bile itiraf etmekte zorlandığım bir şeyi yazarak başlayayım. Kendimi bu ülkeye ve bu şehre daha fazla ait hissediyorum. Aidiyet duygusu çok güçlü ve bağları kuvvetli kişiler yalnızca bunun neden zor olduğunu anlayabilirler çünkü Türkiye’den başka bir evim olamaz düşüncesine öylesine sıkı sıkıya bağlıyken, Sydney’den bir gün ayrılırsam üzüntü yaşarım düşüncesiyle yüzleşmek benim açımdan yeni bir duygu. Yine de bu duygu, her İstanbul dendiğinde burnumun direğinde hissettiğim o sızıyı azaltamadı..

Hepinizin bildiği gibi 21 ayımızın çok büyük bir kısmı vize mücadelesiyle geçti ve son 5 aydır artık vize derdimizin kalmadığı bir Avustralyalı hayatına geçiş yaptık ve bu bizi hayal ettiğimizden bile daha çok rahatlattı. Şunu öğrendim ki, kendinizi bir ülkeye ait hissetmenin en önemli şartlarından biri de, orada kalmak için mücadele etme zorunluluğunuzun olmaması..

Yeniden okullu oldum:)! Öğrenci olmak için doğmuş bünyeme, derslere girmek, ödevler sunumlar yapmak, projeler hazırlamak, hem de bunu sevdiğim bir alanda yapmak çok iyi geldi. Okula başlamak için neden bu kadar beklediğimi düşünenler için kısa bir açıklama yapayım, tamamen duygusal:) Nitelikli Göçmenlik Vizesi almamızla birlikte “uluslararası öğrenci” boyutundan “lokal öğrenci” sınıfına transfer oldum ve böylece okumak istediğim Marketing and Communications (Pazarlama ve İletişim) Diploma Programı’na uluslararası öğrencilerin neredeyse üçte biri gibi bir fiyata kayıt oldum. Avustralya’da üniversitelerle birlikte en tanınan eğitim kurumu olan TAFE’e gidiyorum yine merak edenler için:)

TAFE, Sydney, Avustralya
TAFE, Sydney, Avustralya

Okullu olmam yetmedi, bir de ilgi alanım olan bir konuda da sertifika sahibi oldum, kahve yapımı!:) Az önce bahsettiğim TAFE’de, yine oturum vizesine sahip kişiler veya Avustralya vatandaşları için belli yetenekler kazanmalarını sağlayan ücretsiz kurslar bulunuyor; baristalık, çiçekçilik, kuaförlük, makyözlük gibi aklınıza gelebilecek pek çok alanda bu tip kurslar var. Temel eğitimi ücretsiz olarak vermeyi, bu işi sevdiğini ve ilerletmek istediğini düşünenler içinse ücretli diğer programlara yönlendirmeyi hedefliyorlar. Biz de Uzaktaki Minik Çocukla birlikte 3 hafta Cumartesi günlerimizi bu kursa ayırdık ve iki temel baristalık eğitimi almış kişi olarak sertifikalarımızı kaptık:) Belki baristalık yapmayacağız ama en azından bir ortama girdiğimizde flat white ve lattenin neden farklı olduğu, hangi kahvenin kahve oranının ne kadar olduğu gibi bilgilerle göz doldurabileceğiz:))

Uzaktaki Minik Çocuk işe girdi! İşte bu, vizeden sonra bizi en çok mutlu eden şey oldu:) Kendisi bu yazıda iş durumlarını uzun uzun anlattığı için ben o konuya çok girmeyeceğim ama yaptığı bisiklet işini aslında çok sevmesine rağmen sürekli beynini kurcalayan “kendi mesleğimi bu ülkede yapabilecek miyim” sorunu bu şekilde çözülmüş oldu.

Benim çalışma durumum ise 21 aydır hala askıda:) Aslında Avustralya’ya ilk geldiğimizde, kendimi ve gerçekten ne yapmak istediğimi bulana kadar çalışmak istemediğime emindim çünkü kurumsal bir hayatın içine yalnızca para kazanmak için girip yılların bu şekilde geçip gitmesini izlemek istemedim. Ama maalesef hala ne yapmak istediğimi bulabilmiş değilim. Bir yanım Türkiye’deki baskı ve stresin bünyemde yarattığı etkiyle, 30 yaşında ne düşünmesi gir bir yere çalış diyor, yavaş yavaş Avustralyalı rahatlığına erişmeye çalışan yanımsa seni mutlu edecek şeyi bul diyor. Belki okulum bittiği zaman tamamen pazarlama alanına yönelebilirim ya da bambaşka bir yola çıkabilirim, o müthiş ilhamın gelip beni bulmasını bekliyorum:)

Beaman Park, Sydney, Avustralya
Beaman Park, Sydney, Avustralya

21 aydır hala aynı evimizdeyiz ve belki bir aile üyemiz ya da arkadaşımız gelir diye düşünüp aldığımız yatak olabilen çekyatımız, yatak olabileceğinden bihaber varlığını sürdürüyor:( Aslında bu süre içerisinde en ciddi ziyaret teşebbüsü kardeşim tarafından yapılmış olsa da, benim minnoş kardeşimin kaçak olarak burada kalacağı ihtimalinden şüphelenen vize görevlileri turist vizesini geri çevirdiler, bu yüzden ilk ve son teşebbüs de başarısızlıkla sonuçlandı. Ama benim hala umudum var, bir gün biri gelip bizi doğal ortamımızda ziyaret edecek ve o koltuk açılıp yatak olacak!:)

21 aylık Avustralya maceramızı düşünüp, bloğuma değinmezsem ayıp etmiş olurum. Avustralya’ya geldiğimde ya sosyal bir ortamım olmazsa diye endişelerim vardı ama bloğum sayesinde belki de hayatımın en sosyal dönemlerini yaşıyorum:) Öyle ki, neredeyse Sydney’e girip çıkan herkesle (tamam bu kısmı biraz abartı:)) haberleşiyorum, 30 kişilik bayram kahvaltıları yapıyorum, gülmekten çene kaslarımın ağırdığı akşam buluşmaları yaptığım arkadaşlarım oldu, bir de bunlar dışında artık Türkiye’de yaşayan, bizi düşünüp hayatımızı merak eden pek çok arkadaşım, kardeşim, büyüğüm oldu. Teşekkürler Uzaktaki Minik Kız, Avustralya’nın bana en güzel hediyesi sen oldun:)

Harbour Bridge, Sydney, Avustralya
Harbour Bridge, Sydney, Avustralya

Hayatımızda hiç değişmeyen bir şeyi düşündüğümde aklıma yeni yerler görme merakımız geldi. Bir önceki yazımdan beri Avustralya’daki hayatımıza 40 günlük bir Asya keşfi ve şahane bir Avustralya şehri Perth‘ü katmışız. Kasamızdaki en değerli birikimimiz hala önümüzdeki günler için aldığımız uçak biletlerimiz:) Şimdiden bizi bekleyen bir Türkiye(hem İstanbul hem de Kaş:)), bir Yeni Zelanda bir de Melbourne (evet ikinci kez:)) biletimiz var, bundan güzel bir birikim olabilir mi!:)

Hala düşündüğümde, Türkiye’de hali hazırda sahip olduğumuz pek çok şeye baştan ulaşmaya çalışma çabamız hem komiğime gidiyor, hem de sanki 20’li yaşlarımın başına geri döndürüyor beni:) Örneğin önümüzdeki günler için hedefim Avustralya ehliyeti almak (Hala hayatım başarmaya çalıştığım hedeflerle dolu, sanırım Avustralyalı kafa rahatlığına henüz çok uzağım:)), bir yandan bunun için heyecanlanıyorum bir yandan da 12 sene önce (o kadar olmuş, inanılmaz) zaten bunu yapmıştım diye kendime gülüyorum. Sanırım bir ülkeye göç etmek için gereken en önemli şey, yeniden başarabilme enerjisi ve aynı hayatı baştan kurabilme motivasyonu. Yoksa zaten sahip olduğu her şeye bir kez de dünyanın diğer ucunda sahip olmaya çalışmak çok akıl karı değil:)

Enerji ve motivasyon deyince, yazımı bitirmeden önce paylaşmak istediğim bir şey daha geldi aklıma. Belki sizle de yolumuz bu anlamda kesişmiştir, Avustralya’ya gelmek isteyen ve göç hevesi olup kafası karışmış herkese elimden geldiğince ve bilgim yettiğince yardımcı olmaya çalışıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Geçenlerde Avustralya’ya nasıl gelebileceğini soran birine daha önce yazdığım vize yazımın linkini yolladım ve belki yardımcı olabileceğini söyledim. Yazımı okumasına imkan olmayan çok kısa bir zaman sonra, tekrar nasıl gelebileceğini sorunca kısaca özetledim kısa süreli vizelerin ve göçmenlik vizelerinin olduğunu. Bana bir “kısa yol” verir misiniz, bunlarla uğraşacak enerjim yok dedi.. Kısa yol.. Hala düşünüyorum, aynı ülkede bile kalsak ve hayatımızı değiştirmek istesek bile kısa bir yol yokken, nasıl olur da yeni bir göç hikayesi yazmanın kısa bir yolu olabilir diye..

Port Stephens, Avustralya
Port Stephens, Avustralya

21 ayımızı bu hikaye ile özetleyebilirim belki de, her gününü uzun yollar aşarak geçirdiğimiz tam 21 ay.. Her şeye baştan başlayarak, uzun yollardan gidip her şeyi baştan yaşayarak.. Kısa bir yol arayarak tüketeceğimiz enerjimizi, uzun yolların tadını çıkarmaya ayırarak..

Her günümüz mutluluktan çimlerde yuvarlanırcasına geçmiyor inanın, aynı sizinkisi gibi.. Çok kötü günler de yaşadık, umutsuzluğa da kapıldık, birbirimize sarılıp ağladığımız günler de oldu, sevinçten zıpladığımız da.. Tek bir şey hep bizimle oldu ama, devam edebilme enerjimiz ve bizi heyecanlandıran önümüzdeki uzun yollar.. 21 ayın sonunda size verebilecek bir tavsiyem olacaksa, uzun yollardan korkmamanız olur. Bence ileride anlatılacak en güzel hikayemiz, bu uzun yol hikayeleri olacaktır..

Uzun yollarda bir gün karşılaşmak ve hikayelerimizi birbirimize anlatmak dileğiyle, Sevgiler:)

39 Yorum yapılmış
  1. Ne gūzel yazmışsın yine ellerine saģlık. Uzun yol konusuna kesinlikle katılıyorum kısa yoldan gitmek isteyenler göçmenlik işinde çok zorlanabilirler. Bambaşka bir mūcadele çünkü. Herkese sevgiler…

    1. Çok teşekkür ederim beğenmenize çok sevindim:)
      Mücadelemiz hep güzel hatırlayacağımız hikayelerle dolu olsun, sevgiler:)

  2. Harika bir yazı olmuş, enerjini kaybetmemen harika bir şey 👏🏼👏🏼 Bir sözünü çok sevmiştim “hayatın kendisi kolay değil ki, göç etmek olsun” Hayat bize mükemmeli sunmuyor, bize mükemmel olmayanlar arasından tercih yapma fırsatı veriyor sadece. Siz zor, riskli ve eğlenceli olanı seçtiğiniz için tebriki hak ediyorsunuz ☺️ Bir gün Sidney’de rastlaşmak dileğiyle…

    1. Çok teşekkür ederim, size tamamen katılıyorum, mükemmel görünen şeyler bile aslında öyle değil, yeter ki kalbimiz neyi en çok istiyorsa onu seçelim:)
      Bir gün Sydney’de görüşmek ve sizin göç hikayenizi dinlemek dileğiyle:) Sevgiler..

  3. Çok basit bir hesaplamayla izninle şöyle bir şey yapmak istedim;
    sayısalcı zekası + edebiyatçı duyarlılığı = keyifle takip edilesi güzel insan olan UMK 🙂

  4. UMK bu yazınız beni hem duygulandırdı hem de yine içimi ısıttı.Bu arada O koltuğunuzun bian evvel yatak görevi de yapabilmesi duası ile.. 🙂

    Hem Uzaklar bu kadar zor olmasaydı geçtiğiniz yollar bu kadar değerli olabilir miydi.. Güzel yazılarınızı hiç bırakmayın. Hoşçakalın :*

    1. Çok mutlu oldum sevmenize, çok teşekkür ederim🙏 Bir gün o koltuk bir misafir yüzü görecek ben de inanıyorum buna😊
      İyi ki varsınız, sevgiler💕

  5. Çok güzel bir yazıydı başkalarına uzun gelebilir ama ben okudukça umutlandım. Yaptığınız şey çok cesurca kendinizle gurur duymalısınız 🙂

    1. Bana en çok gurur veren şey, yaşadıklarımızı paylaştığımda bir başkasına umut olabilmek. Çok teşekkür ederim, bunu bilmemi sağladığınız için..

    1. Belki ait değil ama aidimsi diyelim😊 Mutlu günler hepimizin olsun, çok teşekkür ederim desteğiniz için🙏

  6. Merhaba,
    Uzun zamandır bloğunuzu ve sizi takip ediyorum. Yazdıklarınız ve yaşadıklarınız beni inanılmaz mutlu ediyor. Sanki yakın bir arkadaşım gibisiniz. Yeni yazınızı görünce iş yoğunluğundan nefes alabileceğim bir zaman olarak görüyorum. Cesaretinize hayran olmamak elde değil. Türkiye’ de her gün yaşadığımız sıkıntı ve stres ortamında kaçacak yer ararken siz en güzelini yaptınız. İnsan kendini güvende hissetmediğinde günden güne başka bir psikolojiye giriyor. Bende başkalarına itiraf edemesem de kendimi malesef Türkiye’ye ait hissetmiyorum 🙁 Mutsuz yaşayarak günlerimiz geçiyor. Çok mutlu olun anın tadını çıkarın. Bir anda duygu boşalması yaşadım kusura bakma. Kendine çok iyi bak UMK 🙂

    1. Hissettikleriniz beni o kadar çok mutlu etti ki, bunu benimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim:)
      Belki bir gün siz de, yeni hayaller kurar, onların peşinden koşar ve ait olduğunuzu, nefes aldığınızı hissettiğiniz bir yere gidersiniz. Bu gerçekleşirse en çok sevinenlerden biri de ben olurum:)
      Siz de kendinize çok çok iyi bakın, her şey gönlünüzce olsun!

    1. Ne kadar güzel ve içten bir dilek, çok teşekkür ederim:)
      Eğer öyle hissediyorsanız karşılaşacağımıza eminim, en kısa zamanda olsun umarım!:)
      Sevgiler..

  7. Çok güzel yazı olmuş, kaleminize saglık. Özellikle burada hayat dunyanın kalanına oranla daha yavas oldugu için, yollar daha da uzun gelebilir. Buna da hazırlıklı olmakta fayda var 🙂

    1. Çok teşekkür ederim, özellikle burada yaşayan biri tarafından ortak düşüncelere sahip olmak daha da mutluluk verici🙂 Sevgiler…

  8. Benim canim dostum, benim cocuklugum, benim gencligim.. Hala yazilarini okurken gozlerim doluyo.. Ama bir yandan da o kadar mutluyum ki sen orada mutlusun diye:) bir gun soz o koltuga yatak oldugunu hatirlaticam:) Soz veriyorum canim dostum😘

    1. Canım dostum benim, senin varlığın bile benim için güç kaynağı, bu sene tanışmamızın 20. yılı olacak Eylül’de inanabiliyor musun?
      Sözünü tutmanızı heyecanla bekliyorum, çok çok öpüyorum💕😘

  9. “Avustralya’ya gelmek isteyen ve göç hevesi olup kafası karışmış herkese elimden geldiğince ve bilgim yettiğince yardımcı olmaya çalışıyorum” bu cümle varya ö harfinin üstündeki o 2 noktaya kadar doğru. 1 Ocak 2017 günü yurtdışına göçme kararı aldım ve araştırmalara başlamıştım. Karşıma (şans eseri) Uzaktaki Minik Kız çıktı. 🙂 Bi çok kez (10-15 kere olabilir :D) kendilerini rahatsız ettim ve hep akıl danıştım veya cevap aldım. Şimdi ne mi oldu? Vizemi aldım. Ağustos’ta uçuyorum 🙂 Seviliyosun yuemkey 😛

    1. Vizenizi almış olmanıza ne kadar sevindim anlatamam, çok tebrik ederim😊
      İnanın en mutlu olduğum anlar en ufak bir yardımımın bile işe yaradığını görmek, bırakın rahatsız olmayı benim için bildiklerimi paylaşmak mutluluk, siz de kendi tecrübelerinizle başkalarına destek olursunuz, böylece birbirimizi hiç yalnız bırakmamış oluruz😊

      Hikayeniz şimdi başlıyor, en heyecanlısı ve güzeli olsun sizin için!
      Bu güzel teşekkür mesajınız içinse ayrıca çok çok teşekkür ederim!
      (Bir süre yuemkey ne diye düşünmedim dersem yalan olur😂)

      1. Gerçekten ne kadar yardımınız dokundu anlatamam. Hatta siz farkında olmadan da dokuncak diyebilirim. Çünkü gitmeden “gelmeden önce yapılması gerekenler” yazınızı, gidince de “gelir gelmez yapılacaklar” yazınızı uygulayacağımdan siz farkında olmadan hala yardım ediyo olcaksınız:).

        Avustralya maceram nasıl geçerse geçsin bunun mimarlarınadn birinin sizin olduğunuzu asla unutmayacağım:) Bi çok kez yurtdışında bazı sebeplerden yaşadım ve zorluklarını gördüm. Umarım AU bana zor gelmez:P Oraya gidince de şu anda olduğu gibi instagram’dan sizi küçük küçük rahatsız etmeye devam edebilirim 😛

        (yuemkey fena olmadı bence de 🙂 )

  10. Burada linc edilmeyeceğimi umarak ulkedeki insanların lgbt li insanlara bakis acısi nasıl? Cevap verirseniz çok mutlu olurum simdiden tesekkur ederim.

    1. Burada kimsenin sizi linç etmeyeceğine (en azından buna izin vermeyeceğime) emin olabilirsiniz:) Avustralya gerçekten çok özgür bir ülke ve bu yüzden büyük bir çoğunluğun her görüşe saygı duyduğunu söyleyebilirim.

  11. Slm umk:) ben yazılarını hiç kaçırmadan okuyorum ve mart ayında melbourne e yerleştikten sonra da okumaya devam ediyorum. Keşke burada olsaydı ya da biz sydney de olsaydık , o zaman yaptığı buluşmalara da katılabilirdik diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Neden bilmiyorum ama diğer blog yazarlarına özellikle melbournede yaşayanlara göre seni inanılmaz samimi ve içten buluyorum. Hep yaz olur mu? Sana ve eşine Avustralya da nice harika yıllar diliyorum…

    1. Merhabalar.. Bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, içten yazdığım bu yazılarımın sizde de aynı etkiyi bırakmasından daha çok sevindiren bir şey yok beni💕 Ocak ayında tekrar Melbourne’e geleceğiz belki o zaman tanışırız sizinle ya da daha öncesinde bir Sydney planınız olursa seve seve bir buluşma da sizin için yaparız, özel misafirimiz olursunuz😊💕 Sizin de harika yıllarınız olsun, sevgiler☺

  12. “Her şeye baştan başlayarak, uzun yollardan gidip her şeyi baştan yaşayarak.. Kısa bir yol arayarak tüketeceğimiz enerjimizi, uzun yolların tadını çıkarmaya ayırarak…” Bu söz aslında felsefe halini almalı özellikle de daha gelmeden her ayrıntıyı düşünen ben için 🙁 Çok uzun zaman oldu buradaki yazılarını okumayalı… Bir baktım ki bir tek bu yazıyı okumamışım UMK… Zaman su gibi akıp gitmiş meğersem… Yazıyı okurken bende yaklaşık 20 ay önce başladığım hayali hatırladım. Bugün ise sona doğru gidiyoruz. Hafta sonu IELTS vardı. Bakalım sanırım sonuç güzel gelecek. Ardından 18 aylık yeni mezun mühendis vizesi başvurusu ve yılbaşından önce uzakları keşif macerası… Yaptıklarınıza şahit olunca sevinmemek elde değil. Başkalarının başarıları bizim sevinç kaynağımız oluyorsa eğer asıl yaşamın tadı orada çıkıyor. Umuyor ve inanıyorum ki başarılarınız giderek artacak. Şu anda tam belli olmasa da geleceğim şehir ki bu Sidney olma ihtimali yüksek sizi kesinlikle ziyarete geleceğim. Yukarıda bir husus dikkatimi çekti UMK… Eğitim ücretinden bahsetmişsin. 476 müh. vizesinin sağladıklarına bakınca eğitim hakkı diye bir ibare var. Acaba bu neyi ifade ediyor. Local öğrencilerle aynı fiyatta eğitim alınacağına mı yoksa sadece bu vize sürecinde eğitim de alabilirsiniz olarak mı değerlendirmeliyiz? Kendinize çok iyi bakın. Ve umarım Yeni Zellanda çok çok güzel geçer benimde hayallerimden birisi orayı görmek 🙂

    1. Aslında bu sözü hiç bir ayrıntıyı düşünmek istemeyenler, her şeyi biri onlar için halletsin isteyenler için yazdım, bence sizinle hiç ilgisi yok😊 Umarım istediğiniz sonuç gelmiştir IELTS’ten🙏🙏🙏Eğitim hakkı yalnızca eğitim alabilirsiniz anlamına geliyor maalesef, göçmenlik alındığı takdirde local fiyatlar geçerli oluyor.
      Hem güzel dilekleriniz hem de yaşadıklarımıza sevinciniz, iyi kalbinizin bir göstergesi.. Umarım en az güzel hisleriniz kadar güzel günleriniz olur😊
      Sevgiler💕

      1. Umarım öyle olur…. Şu anlık iş benden çıktı diyeyim… Okuldan gelecek diploma ve bayram günü öğreneceğim IELTS sonucu ile belli olacak. Sanırım yaptım gibi sürpriz olmaz ise eğer ama şunu anladım. Hazırlanıldığı takdirde Generaldan göçmenlik için gereken o puan gerçekten alınır… 🙂 Yeter ki o sürece girelim iş oraya kalsın… Ben de her ayrıntıyı düşünenlerdenim ama tabiki benim için biri yapmalı modunda olmadım hiç… Umuyorum ki güzel günler yakın olacak…. 🙂 Hepimiz için ortak bir dilek… Sonuç geldikten sonra bayram mesajıma parantez düşerim… Kasım sonu en geç aralık başı oradayım çok istediğim yazılım kursu bitiyor ve peşinden hem makineci hem yazılım aşığı olarak göklerde olacağım. 🙂

  13. Merhaba, yazılarını iki gündür büyük bir zevkle okudum. Şuan nişanlım 16 Eylülden sonra ise eşim Elif ile şuan bir dil okulu niyeti ile Avustralya için vizemizi aldık ve 15 Ekim de oradayoz. Sydney’de 8 ay sürecek bir dil eğitimi ve o süre boyunca nitelikli işçi vizesi başvuru çalışmaları ile geçecek bir serüvenimiz olacak. Haliyle şuanda kafamızdaki soru herkesin ki ile aynı kalacak ev ve çalışacak iş. Tecrübelerin içimizi rahatlattı gerçekten bakalım biz hangi yollardan geçeceğiz merakla bekliyoruz. Sevgiler…

    1. Merhabalar,
      Çok mutlu oldum severek okumanıza, çok teşekkür ederim😊
      İlk olarak evliliğiniz, sonrasında ise yeni maceranız hayırlı olsun,her şeyin çok güzel olacağına ve sizin de Sydney’de harika bir hikaye yazacağınıza tüm kalbimle inanıyorum😊🙏

  14. Tekrardan merhaba,
    Ben 11 ekim’de Sydney’e geleceğim ve yazdıklarınız bana ilham kaynağı olmaya devam ediyor tekrardan her şey için çok teşekkürler 🙂 Belki biraz ucu açık bir soru olacak ama konaklama ile ilgili bir kaç sorum olacaktı.
    Yalnız geleceğim için başka kişilerle evi paylaşmak konusunda hiçbir endişem yok ancak kalacağım evin konumu kafamı çok karıştırıyor. Tabi ona göre de haftalık maliyet çıkıyor. Ben de ilk başlarda en fazla haftalık 250 dolara kadar çıkabiliyorum :/
    Soracağım şu ki; konaklama için önceliğim hangi bölgeler olmalı?
    Nereye yakın olması daha mantıklı olur? Tren’e mi yoksa otobüs durağına mı?

    1. Merhabalar, aynı gün Sydney’e iniyoruz ne kadar güzel:) Umarım harika bir hikaye başlar sizin için, şimdiden iyi yolculuklar ve mutluluklar diliyorum☺️
      Konaklama için kesinlikle trene yakın olmanızı tavsiye ederim, otobüsle ulaşım Syndey içinde çok kolay değil, tren hem çok daha fazla yere gidiyor hem de trafik vs’den etkilenmediğinden çok daha rahat.
      Merkez olarak Central tren istasyonunu baz alabilirsiniz, buradan 15-20 dk uzaklığa kadar çoğu yere bakabilirsiniz.

  15. Merhaba,

    Blogunuzdan 3 aydır haberdarım, henüz hepsini okumamış olsam da:)
    Kısaca kendimi tanıtayım: Mühendisim. Eşimin işi sebebiyle yılbaşından itibaren Sydney’de yaşayacağız. 8 ve 4 yaşında iki çocuğumuz var. 8 yaşındaki çocuğumuzun okulu için yardıma ihtiyacım var. Eğer e-posta adresinizi öğrenebilirsem, konuyu biraz detaylı anlatıp varsa tanıdığınız birileriyle iletişim kurmayı çok isterim.
    Saygılarımla

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Tasarım: Blogger Tasarım